Prof. Dr. M. Zeki Kuşoğlu ile Resim-İş Eğitimi, Göztepe ve kurum belleği üzerine
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı’nın Göztepe Yerleşkesi’nden Maltepe Başıbüyük’teki Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi’ne taşınması, bir bölümün başka bir binaya taşınmasından daha geniş bir soruyu gündeme getiriyor:
Bir sanat eğitimi kurumu, yıllar içinde oluşturduğu mekânını, üretim kültürünü ve belleğini geride bırakarak başka bir yerde aynı kurum olarak varlığını sürdürebilir mi?
Bu soruyu, kurumun geçmişine uzun yıllar tanıklık etmiş emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. M. Zeki Kuşoğlu ile 31 Temmuz 2026 tarihinde konuştuk.
Kuşoğlu, 1971 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’ne atanmış; kurumun farklı dönemlerine tanıklık etmiş bir eğitimci ve sanatçı.
Söyleşide konu yalnızca Göztepe’deki binalar ya da yeni yerleşkenin fiziksel koşulları değil. Üniversitenin kentle ilişkisi, sanat eğitiminin mekân ihtiyacı, Resim-İş Eğitimi’nin çok disiplinli yapısı ve bir kurumun kendi geçmişini koruma sorumluluğu birlikte ele alınıyor.
Üniversiteler kışla değildir
Kuşoğlu’nun üzerinde özellikle durduğu konulardan biri, üniversitenin kentle kurduğu ilişki.
Ona göre üniversite, yalnızca öğrencilerin ve çalışanların bulunduğu kapalı bir alan değildir. Kütüphanesi, galerisi, müzesi, sergileri ve ürettiği kültürle kent yaşamının bir parçasıdır.
Bu düşüncesini söyleşide oldukça açık bir biçimde ifade ediyor:
“Üniversiteler kışla değildir. Kışlanın mahremiyeti vardır; kışlaya askerden başka kimse girmez. Ama üniversitelere çevrede bulunan insanlar da o üniversiteden faydalanır, faydalanmalılar.”
Bu nedenle üniversitenin kentle ilişkisini yalnızca ulaşım meselesi olarak görmek yeterli değildir. Bir yerleşkenin kent içindeki konumu, üniversitenin toplumsal ve kültürel dolaşımının da bir parçasıdır.
Sanat eğitimi herhangi bir binaya sığmaz
Söyleşinin en önemli bölümlerinden biri doğrudan atölye mekânlarıyla ilgili.

Resim-İş Eğitimi, yalnızca teorik derslerin yapıldığı sınıflardan oluşmuyor. Resimden heykele, seramikten tekstile, grafikten özgün baskıya ve fotoğrafa kadar farklı üretim alanlarının bir arada bulunduğu uygulamalı bir eğitim yapısı söz konusu. Üniversitenin güncel bölüm sayfasında da Göztepe Yerleşkesi’ndeki Resim-İş Eğitimi için farklı atölye ve çalışma alanları açıkça görülüyor.
Kuşoğlu bu nedenle sanat eğitiminin mekânının sonradan dönüştürülmüş herhangi bir yapı olarak ele alınmasına karşı çıkıyor:
“Güzel Sanatlar böyle apartman dairelerine veya eskiden bozma bir kışlaya yerleştirilecek bir şey değildir. Bunların her dalın kendi özelliği vardır ve yapı buna göre tasarlanır.”
Onun önerisi ise oldukça somut:
“Gelin bölümü gezin görün, bölüm hocalarının ihtiyaçlarını tespit edin. Ona göre bir mimarlık fakülteniz var, mimarlık fakültenizle istişare edin, bir tasarım yapılsın ve ondan sonra oralara taşınsın.”
Buradaki mesele yalnızca bir binanın fiziksel olarak yeterli olup olmadığı değildir. Asıl mesele, o binanın sanat eğitiminin üretim biçimine göre tasarlanıp tasarlanmadığıdır.
Bir okulun hafızası nerede tutulur?
Söyleşinin bir başka önemli başlığı ise kurum belleği.
Kuşoğlu, öğrencilerin yaptığı çalışmaların yalnızca ders kapsamında üretilmiş ve sonra ortadan kaldırılacak nesneler olmadığını anlatıyor. Çalışmalar, çizimler, afişler ve diğer belgeler aynı zamanda okulun geçmişini taşıyor.
“Hafızasız kurum olmaz.”
Bu cümle, taşınma tartışmasının belki de en önemli noktasını oluşturuyor.
Çünkü bir kurumun taşınması yalnızca masa, sandalye, araç-gereç ve atölye donanımının başka bir binaya götürülmesi değildir. Yıllar içinde üretilmiş çalışmalar, fotoğraflar, belgeler, arşivler ve kişisel tanıklıklar da taşınması gereken bir geçmiş oluşturur.
Kuşoğlu, kendi elinde bulunan çalışmaların da gelecekte oluşturulacak bir kurum müzesinde korunmasını istediğini belirtiyor.
Resim-İş: farklı disiplinlerin bir arada olduğu bir eğitim
Kuşoğlu için Resim-İş Eğitimi’nin önemli özelliklerinden biri de farklı sanat alanlarının aynı eğitim yapısı içinde bulunması.
Bunu öğretmen yetiştirme amacıyla ilişkilendiriyor:
“Çünkü çocuk bütün dalları öğrenip öğretmen olur, sanat öğretmeni olur.”
Bu yaklaşımın bugün de yalnızca tarihsel bir hatıra olmadığı görülüyor. Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı’nın 2025–2026 dönemindeki etkinlikleri arasında resim, seramik, özgün baskı, fotoğraf, heykel, tekstil, desen ve farklı üretim alanlarına ilişkin çalışmalar ve kapsamlı bölüm içi ve bölüm dışı sergileri bulunuyor.
Dolayısıyla tartışılan şey yalnızca eski bir okulun eski atölyeleri değil.
Bugün de üretmeye devam eden çok disiplinli bir sanat eğitimi ortamının geleceği.
Söyleşinin sonunda konu doğrudan taşınmaya geliyor.
Kuşoğlu’nun cevabı açık:
“Taşınma gerekiyorsa diye bir şey yok, taşınılmamalı.”
Ancak onun önerisi yalnızca “Göztepe’de kalınması” değil. Göztepe’nin yeniden ele alınmasını, kurumun burada kendi müzesini, arşivini ve kütüphanesini oluşturmasını; yani mevcut birikimin üzerine yeni bir yapı kurulmasını öneriyor.
Bir eğitim kurumunun geleceğini kurmak, geçmişini terk etmek zorunda olmak anlamına gelmemeli.
Nasıl bir sanat eğitimi ortamının geleceğe taşınacağı sorusudur.
Ve belki de Kuşoğlu’nun “Hafızasız kurum olmaz” sözü, bu tartışmanın en kısa ifadesidir.
* * *
Prof. Dr. M. Zeki Kuşoğlu ile 31 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirdiğimiz söyleşinin tamamında; Göztepe Yerleşkesi’nin geçmişi, Resim-İş Eğitimi’nin yapısı, sanat eğitiminin mekânsal gereksinimleri, üniversitenin kentle ilişkisi, kurum belleği ve taşınma süreci daha geniş biçimde ele alınıyor.
Söyleşinin tamamını YouTube’da izleyin
Prof. Dr. M. Zeki Kuşoğlu’na, kurumun ve Resim-İş eğitiminin geçmişine ilişkin tanıklıklarını paylaşarak bu belleğin aktarılmasına sunduğu katkı için teşekkür ederiz.
Prof. Dr. M. Zeki Kuşoğlu ile Söyleşi — 31 Temmuz 2026
dB söyleşileri, 2026
Yazar

-
kunduz is. zool. Kemirgenlerden, su kıyılarında yaşayan,
ev gibi kat kat güzel yuvalar ve su setleri kuran, becerikli,
derisi değerli bir hayvan (castor). T.D.K. 1959
Son Yazıları
Eğitim19 Ağustos 2026Üniversiteler Kışla Değildir”: Prof. Dr. M. Zeki Kuşoğlu ile Söyleşi
Eğitim13 Ağustos 2026BİR EĞİTİM ORTAMININ TARİHİ
Eğitim8 Ağustos 2026Bir Eğitim Ortamı Taşınırken Ne Kaybedilir?
Eğitim31 Temmuz 2026Bir Kamu Yapısı Nasıl Kaybedilir?













İlk yorum yapan siz olun