Birlikte yaşamak, toplumsal çeşitlilik, dayanışma ve ortaklaşa öğrenmek üzerine

Kraftwerk1( Güç santrali1) deneyinin düşünsel arka planında, Hans Widmer’in 1983’te P. M. adıyla yayınlanan bolo’bolo kitabı bulunur. Kitap, insan topluluklarının kapitalist üretim ve tüketim ilişkilerinden
farklı biçimlerde örgütlenebileceğini; barınma, çalışma, gıda, bakım ve gündelik ihtiyaçların başka türlü düzenlenebileceğine dair bir kurgu hayal eder. Bu tasarımın temel birimi olan bolo, kendi yaşamını kolektif biçimde düzenleyebilen ve ihtiyaçlarını karşılamak için ortak kaynaklar geliştiren bir topluluklardan oluşur. Yaklaşık 500–700 kişilik bir ölçekte düşünülen bu topluluklarda amaç, ihtiyaçları yalnızca piyasa aracılığıyla karşılamak yerine üretimi, kültürü, bilgiyi ve kaynakların paylaşıldığı daha özerk bir yaşam kurabilmektir. Kitapta yer alan ortak yaşam sözlüğü bu düşüncenin bir parçasıdır. Yeni kelimeler, kavramlar ve işaretler, yalnızca başka bir dünyanın adlarını üretmez; insanların birbirleriyle kurabilecekleri ilişkileri de yeniden düşünmeye çağırır. [1]
Kraftwerk1 projesi zeminini kuran kitap1990’larda İsviçre’de patlak veren konut krizine bir öneri
olarak 1993 yılında yazarın P. M (Hans Widmer), mimar Andreas Hofer ve sanatçı Martin Blum’la
birlikte KraftWerk1(Güç santrali1) – Projekt für das SulzerEscherWyss Area (Sulzer-Escher-Wyss Bölgesi Projesi) adlı yayında 94 sayfalık bir manifesto eşliğinde alternatif bir konut ve yaşam modeli önermeleriyle başladı. bolo’bolo’daki özerk topluluk fikrinin kent ölçeğinde uyarlanması fikrini içeren özellikle kültür paylaşımı ile ortak kullanım alanlarını bir araya getiren proje 1995’te yaklaşık 50 üyeyle kamu yararına dayalı konut projelerinin ateşleyen kooperatifi kurdu. İlk yerleşim olan Hardturn kentin dışlanmış Batı Zürih’in eski sanayi bölgesindeydi. İnşaatı 1999’da başladı; sakinler konutlarına 2001’de yerleştiler. Böylece Kitapta tasarlanan alternatif yaşam fikri, uzun bir örgütlenme, müzakere ve inşa sürecinin ardından kentsel yaşam koşullarında sınanan somut bir kent deneyiminin ilk yaşam alanına dönüştü ve ütopyacı bir toplum tasarımının mevcut konut piyasası, kent planlaması, finansman koşulları ve gerçek insanların farklı ihtiyaçları içinde nasıl yeniden yorumlanabileceğini araştıran uzun süreli bir deneyin başlangıcı oldu. Burada temel soru, konutların nasıl, kime, hangi koşullarda, ne kadar alanla ve hangi ortak sorumluluklarla sunulabileceğini yeniden düşünmektir. Bu düşüncenin içerisinde barınma, çalışma, paylaşım ve karar alma pratiklerini yeniden gözden geçiren-değiştiren başka türlü yaşamanın olanaklarını gündelik yaşam içinde araştıran bir konut kooperatifi örneği olmasıdır. Aynı yerde farklı ihtiyaçlara sahip kişilerin ortak kaynakları nasıl kullanabilecekleri, birbirleriyle ilişkilenmelerini ve birlikte yaşamanın sorumluluklarını nasıl paylaşabileceklerinin deneyim alanıdır.
ETH Wohnforum -ETHcase (Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü Konut Forumu)’nun 2003-2006
yılları arasında yaptığı ilk araştırmada kooperatifin gelişmesinin Zürih’teki gençlik hareketleri,
konut sıkıntısı ve kolektif yaşam arayışlarıyla ilişkisini doğruladı. Diğer bulgu ve tespitler; sakinlerin
ortak mutfaklar, çamaşırhaneler, çatı bahçeleri ve geniş ortak salonların yabancılaşma ve
yalnızlığı ilk andan itibaren kırdığı; sakinler arasında güçlü bir gündelik dayanışma ağı ördüğünü
bulgulamıştır. Bununla birlikte Konut piyasasının ve geleneksel yatırımcıların yok saydığı farklı
yaşam biçimleri arayışının (yalnız yaşayanlar, geniş arkadaş grupları, çok çocuklu aileler, çocuklarını kolektif bir dayanışmayla büyütmek isteyenler, sanatçı ve zanaatkarlar gibi..) gerçek, yoğun bir toplumsal talep olduğu ispatlanmıştır. Sakinlerin alışılmış kalıpların dışındaki mimari yapıya (özellikle büyük küme dairelere ve hibrit mekânlara) hızla uyum sağladığı görülmüştür. Sakinlerin tasarım süreçlerine katılımı sayesinde, kullanıcıların inşa edilen mimari dille güçlü bir aidiyet ve kimlik bağı kurduğu doğrulanmıştır. Bu bulguların yanında rapordaki kritik uyarılardan biri kararların tamamen yatay ve katılımcı süreçlerle alınmasının sakinlerin omuzlarına zamanla yorucu hale gelebilecek ciddi bir öz yönetim yükü bindirdiği tespit edilmiştir. Ayrıca farklı sosyo demografik grupları (göçmenler, düşük gelirliler, akademisyenler) aynı çatı altında toplamanın, kendiliğinden kusursuz bir entegrasyon yaratmadığı özellikle dil bariyerleri nedeniyle bazı grupların ortak alan yönetim süreçlerine katılımda başlangıçta geride kalabildiği not edilmiştir.Bu deneyim birlikte yaşamanın kendiliğinden oluşan bir uyum değil, zaman içinde öğrenilen ve
yeniden düzenlenen toplumsal bir pratik olduğunu gösterir. [2, 5]
Proje benzer düşünen insanların bir araya geldiği gettolaşmış bir eko-köy olmak istemedi;
aksine gerçek toplumun bir mikro-kozmosu olmayı hedefledi. Bu nedenle manifestosunda
katı bir demografik kota sistemi bulunuyordu: Çeşitlilik kotasıyla sitede yaşayanların yaş, gelir
düzeyi, meslek ve köken olarak Zürih nüfusunun genel ortalamasını yansıtmasını zorunlu kıldı. Daireler tahsis edilirken çocuklu ailelere, göçmenlere, yaşlılara , dezavantajlı ve düşük gelirlilere
öncelik veren bir puanlama sistemi uygulandı ve yüksek gelirli sakinler dayanışma fonu aracılığıyla geliri düşük sakinlerin kira yükünü hafifletti. Kuruluş sürecindeki önemli bir koşullarından biri de Zürih’in eski sanayi alanlarının yeniden kullanım olanağıydı. 1990’ların başında ofis piyasasının daralması, daha önce konut için elverişsiz görülen bazı sanayi arazilerini yeni projelere açık hâle getirdi. Hardturm alanı da uzun süre geliştirilmemiş bir sanayi çevresinde yer alıyordu. Kraftwerk1, bu alanı canlandırarak yaşam, çalışma, ticaret ve ortak kullanım işlevlerini bir araya getiren bir yerleşim olarak tasarlandı. [2, 3]

Kraftwerk1’in mimari yaklaşımında bir kavram Nichtfertigbauen karşımıza çıkıyor yani “tamamlamadan
bırakmak”… İlk yerleşimde bütçe kısıtları nedeniyle ortaya çıkan bazı ortak alanları amalanamadan bırakmak daha sonra bir tasarım yaklaşımına dönüştü: Mekânın kullanım alanları, gelecekteki sakinlere değişiklik yapabilecekleri ve kendi ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleyebilecekleri yeni kooperatif müzakere gerektiren alanlar olarak bırakıldı. Güç merkezinin ilk yerleşimi olan Hardturm, yaklaşık 250 kişinin yaşadığı 81 konuttan oluşuyor. Konutlarla birlikte ticari alanlar ve ortak kullanım alanlarının bulunması; çalışma, karşılaşma ve gündelik faaliyetlerin de burada yer bulmasını amaçlar. Sakinler ortak alanların kullanımı, bahçe bakımı, atölyeler ve çeşitli etkinlikler için çalışma grupları oluşturabilir. Bu tür uygulamalar, toplumsal ilişkilerin yalnızca yakınlık ya da komşuluk üzerinden değil, birlikte yapılan işler üzerinden de gelişebileceğini gösterir. İnsanlar aynı mekânda yaşarken başkalarının çalışma biçimlerini,
ihtiyaçlarını ve farklı beklentilerini tanımayı öğrenir; ortak alanların devamlılığı için üstlendikleri
sorumluluklar birlikte yaşamanın gündelik pratiğinin bir parçası olur. [6]
22 Ekim 2026 itibarıyla Kraftwerk1 projesi üç farklı yerleşimle kullanımdadır. Her yerleşim kendi mekânsal deneyimini kurmaktadır; Hardturm büyük ortak konutlar ve farklı işlevlerin birleşimiyle; Heizenholz mevcut yapıların dönüşümü ve çok kuşaklı yaşamla; Zwicky Süd ise eski sanayi alanındaki yoğun, karma kullanımlı yerleşim düzeniyle öne çıkar. ETH Wohnforum’un 2021 tarihli
Generationenwohnen in langfristiger Perspektive (Uzun Vadeli Perspektifte Kuşaklararası Yaşam) araştırması, Heizenholz’u kuşaklar arası yaşamın imkânlarını inceleyen bir örnek olduğunu doğrular. Bu yaklaşım, yaşlıların, genç yetişkinlerin ve çocukların birbirinden yalıtılmış yaşam evreleri içinde bulunması yerine, kuşaklar arası bağlayıcı bir topluluk oluşturmayı amaçlar. Heizenholz’da anlaşmazlıkların konuşularak ele alınması ve önerilerin daha küçük gruplarda geliştirilmesi amacıyla Streitbar(tartışmaya hazır) adı verilen bir buluşma alanı kullanılmıştır. Buradaki yaklaşım, çatışmayı ortak yaşamın dışına atmak yerine, farklı ihtiyaçların görünür hâle geldiği ve çözüm arayışlarının birlikte yürütülebildiği bir süreç olarak değerlendirmektir. [8, 12] Kreftwerk1’in kendi sayfasında açıklanan 2025 değerlendirmesi Zwicky Süd’de sakinlerin oluşturduğu bahçeler, ortak misafir odaları, tamir buluşmaları ve sosyal etkinlikler, topluluğun çevresini zamanla dönüştürdüğünü gösteren uzun süreli katılımlar sayesinde daha yaşanabilir, uzlaşmacı bir ortak alana dönüştüğünü ortaya koymuştur. Her bulgu ve gelişen her proje önceki deneyimlerden yararlanırken yeni mekânsal ve toplumsal sorularını üretiyor; hazır bir topluluk üretmekten çok, topluluk ilişkilerinin zaman içinde oluşabileceği koşulları geliştirmeyi amaçlayan bir deney olarak kuruluyor.
Koperatifin 2025 tarihli yönelim belgesinde katılım ve öğrenme kooperatifin gelişimi açısından önemli bir başlık olarak ele alındı. Deneyimlerden öğrenmek, projeleri uygulamadan sonra değerlendirmek ve bu değerlendirmeler doğrultusunda çalışma biçimlerini yeniden düzenlemek, öğrenmeyi yalnızca bilgi aktarımına indirgemeyen bir yaklaşımdır. Burada bilgi, ortak bir işi yaparken edinilen deneyimlerin
paylaşılması ve birlikte değerlendirilmesiyle üretilir. [13]
Yerleşimin dördüncü halkası olan Koch projesindeki Kunst Koch Werk( Sanat Yapıtı Mutfağı)ile sanat üzerine şekillenen dikkat çekici bir örnek. 2026 Ekim sonundan 2027 Şubatına kadar aşamalı olarak
gerçekleşmesi planlanıyor. Koch’un 123 konutta yaklaşık 450 kişiyi barındırması planlanan
yapıda ; Düşük gelirli haneler ve çok çocuklu aileler için ayrılan sübvansiyonlu konutlar ile
yaşlılık veya bakım ihtiyacı bulunan kişilere yönelik çeşitliliği koruyan konut düzenlemeleri
arttırılmış durumla. Bununla birlikte Kunst Koch Werk yeni yerleşimin ve çevresinin toplumsal
ilişkilerini sanat aracılığıyla araştıran çok aşamalı bir çalışma olarak planlandı. Program;
sanatçıların yeni sakinlerle buluşmasını, çevreyi birlikte keşfetmesini, ortak üretim ve deneyim
süreçlerinin gelişmesini hedefler. Komuoyuna verdikleri bilgide 2025 sonbaharından konutlara
yerleşilene kadar sanat ve mimarlık üzerine bilgi paylaşımı, geziler ve örnek projeleri inceleme
etkinlikleri düzenlenileceğini 2026–2027 kışında sakinlerin Yerleşime taşınmayla birlikte
başlayacak aşamada sanat aracılığıyla yeni komşuluk ilişkileri kurulması, çevrenin tanınması ve
ortak deneyimler oluşturulması amaçlandığı belirtilmiştir. Bu yaklaşımda kamusal sanat, bir
mekânı süsleyen nesne olmaktan çıkarak insanların bir araya gelmesine, yaşadıkları çevreyi
anlamlandırmasına ve ortak bir gündelik yaşam kurmasına katkıda bulunan bir sürecin parçası
olacaktır. [15] Ekolojik açıdan bakıldığında Koch, araçsız bir yerleşimle iletişimi arttıran enerji kaynaklarını koruyan bir çözüm hedefliyor. Sakinlerin ve ticari kiracıların otomobilsiz yaşam taahhüdü vermesi bekleniyor; bisiklet park yerleri, ödünç alınabilir kargo bisikleti ve Mobility araç paylaşım sistemi bu yaklaşımın parçaları. Projenin arazi üzerindeki yapı ayak izi alanın yaklaşık yarısını kaplıyor; böylece daha fazla geçirimsiz olmayan yüzey (yağmur suyunun yer altına geçmesine izin veren yüzeyler), yeşil alan ve ortak park alanı oluşturulması hedefleniyor. Yağmur suyunun arazide tutulması, yeniden
kullanılması ve bitkilendirmede biyolojik çeşitlilik ile iklime dayanıklı türlere öncelik verilmesi de
tasarımın parçası. [10]
Kooperatif büyüdükçe, farklı yerleşimler ve yönetim organları arasında karar alma ve iletişim
kurma ihtiyacı da arttı. Bu nedenle 2021’den itibaren “sosyokratik” daire örgütlenmesi üzerinde
çalışıldı. Bu yöntemde kararların, ciddi itirazlar çözümlenmeden alınmaması ve sorumlulukların
daha yatay biçimde paylaşılması hedefleniyor. Sosyokrasi, bütün sakinlerin her konuda hem fikir
olduğu anlamına gelmiyor. Ortak mekânların kullanımı, gürültü, bakım, çocukların ihtiyaçları ve
bireysel alanlarla ortak sorumlulukların sınırları gibi konuların müzakere edilmesini öngörüyor.
Bu bakımdan Kraftwerk1’in deneyimi, özyönetimin çatışmasız bir topluluk yaratmakla değil,
çatışmaların hangi yöntemlerle ele alınacağını kolektif olarak geliştirmekle ilgili olduğunu
gösteriyor. Kooperatif’in yürüttüğü iki yıllık pilot çalışma 2026’da değerlendirildi ve sosyokrasi
yapısıyla devam edilmesi kararlaştırıldı. Sosyokrasi ile yönetimli çalışma ve çatışmaların yapıcı biçimde ele alınması bakımından olumlu sonuçlar elde edildiğini ancak yöntemin yerleşimlerde henüz yeterince anlaşılmadığını ve bazı iletişim sorunlarının devam ettiğini de kaydettiler ve karar
süreçlerini geliştirmeye yönelik devam eden bir öğrenme pratiği olduğunu kaydettiler.

Benzer toplumsal sorunlara kendi koşulları içinde yanıt arayan karşılaştırmalı örnekler çoğalmaktadır. Zürih’teki Mehr als Wohnen, Berlin’deki Spreefeld ve Barselona’daki La Borda gibi projeler de uygun fiyatlı konut, ortak kullanım alanları, sakinlerin katılımı ve ekolojik yaşam hedeflerini farklı biçimlerde bir araya getirir. . Bu girişimlerin ortak noktası, konutun yalnızca bireysel mülkiyet ve tüketim meselesi olmadığı; gündelik yaşamın, paylaşımın ve dayanışmanın birlikte örgütlenebileceği bir alan olduğu düşüncesidir. [16, 17, 18]
Kaynakça
Kaynaklara son erişim tarihi: 22 Ekim 2026. Tarihsel demografik veriler, araştırmanın yapıldığı
dönemle sınırlıdır.
1. P. M. (Hans Widmer). bolo’bolo. İlk baskı, Zürih: Paranoia City, 1983. Dijital metin: The
Anarchist Library.https://anarcho-copy.org/book/hans-widmer-bolo-bolo/
2. Kraftwerk1. “Chronologie eines Pionierprojekts.” Hardturm yerleşiminin oluşumu ve
kooperatifin tarihçesi. Resmî tarihçe.
3. Hugentobler, Margrit ve Marco Hoffmann. KraftWerk1 und Regina-Kägi-Hof in Zürich –
vier Jahre nach Bezug: Bericht zur Zweitevaluation. ETH Wohnforum, ETH Zürich, 2006.
Saha çalışması 2005 yazında yürütülmüştür. Araştırma sayfası ve rapor bağlantısı.
4. Blum, Martin; Andreas Hofer; P. M. KraftWerk1 – Projekt für das Sulzer-Escher-Wyss
Areal. Zürih, 1993. Kraftwerk1 yayınları.
5. Kraftwerk1. “Die Bau- und Wohngenossenschaft Kraftwerk1.” Kooperatifin işleyişi, öz
örgütlenme ve Spiritgeld sistemi. Kooperatif bilgileri.
6. Kraftwerk1. “Siedlung Hardturm.” Konut sayısı, sakin sayısı, ortak alanlar ve yerleşim
özellikleri. Hardturm.
7. Kraftwerk1. “Siedlung Heizenholz.” Konut tipleri, ortak teras ve alan kullanımı.
Heizenholz.
8. Hoffmann, Marco ve Andreas Huber. Begleitstudie Kraftwerk1 Heizenholz. 2014. Katılım,
ortak yaşam ve sakinlerin deneyimleri üzerine değerlendirme. Araştırma raporu (PDF).
9. Pock, Leonie; Eveline Althaus; Ulrich Otto; Marie-Hélène Greusing; Heidi Kaspar; Marie
Glaser. Generationenwohnen in langfristiger Perspektive: Einzelportrait Heizenholz. ETH
Wohnforum–ETH CASE ve Berner Fachhochschule, 2021. Araştırma raporu (PDF).
10. Kraftwerk1. “Siedlung Zwicky Süd.” Yerleşim bilgileri, konut tipleri ve ortak kullanım
alanları. Zwicky Süd.
11. Kraftwerk1. Jahresbericht 2024. Dayanışma ve kira indirimlerine ilişkin yıllık rapor. Yıllık
rapor (PDF).
12. Kraftwerk1. “Pilotphase Soziokratie abgeschlossen.” 9 Mayıs 2026. Sosyokrasi pilotunun
değerlendirmesi. Değerlendirme.
13. Kraftwerk1. Ausrichtung und Fokusthemen – Unser agiles Arbeitsinstrument. 2025.
Kooperatifin yönelimleri ve katılım-öğrenme yaklaşımı. Yönelim belgesi (PDF).
14. Kraftwerk1. “Siedlung Koch.” Dördüncü yerleşimin konut bileşimi, kapasitesi ve ekolojik
özellikleri. Koch.
15. Kraftwerk1. “Kunst Koch Werk.” Koch yerleşimindeki katılımcı sanat ve mimarlık
programı. Kunst Koch Werk.
16. Genossenschaft mehr als wohnen. “Hunziker Areal.” Kooperatif konut, ortak alanlar ve
sürdürülebilirlik yaklaşımı. Hunziker Areal.
17. Cohousing Berlin. “Spreefeld Berlin.” Ortak yaşam ve çalışma alanlarını bir araya getiren
kooperatif projesi. Spreefeld.
18. La Borda. “Housing cooperative.” Ortak alanlar, katılımcı yönetim ve spekülasyon dışı
konut yaklaşımı. La Borda.
Yazar
Son Yazıları









İlk yorum yapan siz olun