27.04.2026
Tuğba Zehra KARADAVUT
(dB öğrencisi)
“Karşılaşma: Bir Dersin İzleri”
Zeytinburnu Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri, atölyenin mezunlarından öğretmenleri Yıldırım İnal eşliğinde atölyemizi ziyaret etti. Bu ziyaret, eylemsel olmanın yanında anlamsal boyutları da taşıyor! Yalnızca bir mekânı görmekten öte, kendi içinde canlı bir yaşam olan atölyeye kısa süreli dahil oldular. Atölyenin seslerine, görüntüsüne, gölgelerine dahil oldular! Duvarlar, resimler, heykeller…İşte şimdi gözlerde: geçmiş ile şimdi arasında bir geçiş. Ziyaret esnasında, atölyede 24.Belgelik sergisi hazırlığı devam ediyordu. Öğrenciler, eserlerin oluş süreciyle birlikte sergilenme sürecine de tanıklık ettiler. Atölyenin hareketleri, sanatın sürekli bir eylem-devinim halinde olduğunu gösteriyor. Düşünmek, çözememek, çözmek, üretmek, sergilemek ve tekrar tekrar düşünmek…

Aynı Mekâna Farklı Bakışlar
Ders Belgeliğinden mezun Yıldırım İnal ve öğrencilerinin ziyaretinde pek çok anlamsal katman var! Öncesinde bu mekânda belleği, anıları, üretimi ve değerleri olan bir gözle bakmak. Tanıdık görmelerin yepyeni görmelere yol açması ve bu eylemin aktarılması. Böylelikle ders belgeliği işte gerçek bir bellek – hafıza mekânı oluyor. Öğretmen ve öğrencileri arasındaki ilişki de durağan bir aktarımın yerine, ortak bir mekânsal deneyime dönüşüyor.
Öğrencilerin gözlemleri, hisleri, dB deneyimleri, içinde anlamların oluştuğu önemli bir basamaktır.Tamamlanmamış işlerin, tamamlanmış işlerin ve sergi hazırlığının görünürlüğünün, öğrencilerdeki hisleri önemlidir. Umarız bu karşılaşma, öğrencilerin sanat algısında yalnızca sonuç değil, süreç ve düşünce boyutunun da zenginleşmesine katkı sağlamıştır.
Öğrencilerden izlenimler:
“Bugün Marmara üniversitesi Göztepe yerleşkesi grafik alanını gezdik, yeni hocalarla tanıştık ve atölyeler gezdik. Atölyeler çok tatlı ve samimiydi, her yerde eserlerin olması gezerken sürekli yeni şeyler görmemi sağladı ve bu da deneyimi daha verimli hale getirdi. Sadece bazı atölyelerin biraz küçük olması, kalabalık zamanlarda alanın dar hissedilmesine neden olabilir gibi geldi ama genel atmosfer bunu büyük ölçüde dengeliyordu. Hocalar gerçekten samimiydi, bu da ortamın sıcak ve rahat olmasını sağlıyordu. İnsan kendini yabancı gibi hissetmiyor, aksine kolayca adapte olabileceğini düşünüyor. Atölyede yapılan işler de oldukça yaratıcı ve keyifli duruyordu hem teknik hem de fikir açısından ilham vericiydi. Bu yüzden bölüme olan ilgim daha da arttı, hatta girmek için daha da motive oldum.”
“Bugün okula gelmemizin sebebi yaptığımız çizgi romanları göstermek ve hocalar tarafından tavsiye almaktı. Okula geldiğimiz de etrafı gezdik, atölyeleri gördük ve hocalar ile tanışıp onlardan fikir ve tavsiyeler aldık, daha sonra da Ders belgeliği atölyesine gittik. İçeri girdiğiniz an sanat havasını hissedebiliyorsunuz ve çok hoş bir atmosferi var. Girdiğiniz andan itibaren gözünüze bir sürü resim ilişebiliyor ve bazılarının öyle bir görüntüsü var ki çok ciddi anlamda hayran bırakıyor. Atölyede ilham alabileceğimiz birçok resim ve onun dışında ayrıca çizilebilecek birçok unsur var. Bana açıkçası atölyeyi gördüğüm an çok fazla çizim yapma isteği geldi özellikle oradaki karakalem çizimlerini görünce daha fazla motivasyon geldi.”














İlk yorum yapan siz olun