İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Galeri Beylikdüzü’nde Sanat Söyleşileri, ‘ders Belgeliği’ne Bir Bakış’…

Galeri Beylikdüzü’nde, akademisyen ve sanat eleştirmeni Doç.Dr. Lütfiye BOZDAĞ ve moderatör Hatice BAYRAM ile ‘ders Belgeliği’ne Bir Bakış’ başlığı altında değerli bir söyleşi gerçekleştirildi.

                 

Kıymetli hocamız Sayın Doç.Dr. Lütfiye BOZDAĞ, ‘ders Belgeliği’ oluşumuna ilişkin düşüncelerini şu satırlarla aktarmıştır.

 

“ders BELGELİĞİ” Üzerine

1995-96 öğretim yılında Hüseyin Avni Öztopçu tarafından kurulan ‘ders BELGELİĞİ’, 30 yıllık tarihsel döneminde pedagojik deneyimin, düşünsel üretimin ve kolektif hafızanın biriktiği, katmanlaştığı ve yeniden üretildiği özgün bir eğitim pratiği olarak varlığını sürdürmektedir. “ders BELGELİĞİ”, bilgiyi yalnızca depolayan değil; onu yorumlayan, dönüştüren ve kuşaklar arası aktarımı mümkün kılan dinamik bir öğrenme ekosistemi yaratmıştır.

ders Belgeliği’ni kuran Hüseyin Avni Öztopçu Kimdir?

1962’de Erzincan’da doğan Hüseyin Avni Öztopçu, lisansını Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim
Fakültesi Resim‑İş Eğitimi üzerine, lisansüstü eğitimlerini ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar
Üniversitesi’nde tamamlamıştır. 1991 yılında Marmara Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak
başladığı görevini halen aynı kurumda öğretim üyesi olarak sürdürmektedir. Öztopçu’nun ders
Belgeliği’nin “atölye temelli” ve “süreç odaklı” karakteriyle paralel gelişen sanatçı-öğretmen kimliği, pedagojik odağını ürünün kendisinden ziyade üretim sürecinin katmanlarına yöneltmiştir.
Eleştiri kültürüne yaslanan bu pedagojik yapı, sonuç odaklı bir öğretim modelinden ayrışarak, odağını üretim sürecine yöneltmiştir. Sanat çalışmalarının üretim aşamaları, eleştirel geri bildirimlerle gelişerek yolculuğunu tamamlamaktadır. Eleştiri kültürünün kurumsallaşması ve süreklilik kazanması, sanat üretimini rastlantısal değerlendirmelerin ötesine taşıyarak sanatçının üretim aşamalarını yeniden gözden geçirmesine, kavramsal tutarlılığı güçlendirmesine ve biçimsel kararlarını bilinçli biçimde temellendirmesine olanak tanır. Böylece eleştiri, dışsal bir yargı pratiği olmaktan çıkar; üretim sürecinin içkin bir bileşeni hâline gelerek eserin estetik, düşünsel ve teknik niteliğini artıran ontolojik bir unsur olarak iş görür. Eleştirel yaklaşım, üretim sürecini tüm aşamalarıyla çözümleyen, görünür hâle getiren ve yeniden üretilebilir kılan bir öğrenme epistemolojisi geliştirmiştir.
“Öğreten‑Öğrenen ilişkisinin birbirine katkı sağladığı” ve öğrencinin “üreterek öğrendiği, öğrenerek geliştiği” anlayış, “ders BELGELİĞİ” çatısında kurumsallaşmıştır. Öztopçu’nun atölyesinde ne öğrenci pasif bir izleyici, ne de atölye yalnızca teknik aktarımın yapıldığı bir mekân. Üretimin, eleştirinin, belgelemenin ve arşivlemenin kolektif bilinçle örgütlendiği bir öğrenme yaklaşımı olarak tarif edilebilir. ders BELGELİĞİ’nin “öğreten ve öğrenen ilişkisinin hiyerarşik olmayan birbirine geçişlilik sağlayan yatay bir oluşum olduğunu da vurgulamak gerekiyor.
ders Belgeliği, yalnızca R8 No’lu atölyede üretilen 30 yıllık tarihsel belgeliğin görsel ve kültürel
hafızasını görünür kılmakla kalmıyor; aynı zamanda farklı deneyim ve bakış açılarını bir araya getirerek çoğulcu bir bütünlük ortaya koyuyor. Deneyimsel farkındalıklarını üretimlerine yansıtan öğretmen adayları, bu çatı altında kolektif bir bilinç inşa ederken, eğitim sürecinin dönüşümünü ve yaratıcı emeğin izlerini tarihsel bir kayıt olarak Türkiye sanat ortamına bırakıyorlar.
ders Belgeliği, ders süreçlerinde üretilen sanat çalışmalarının ortaya koyduğu içerikleri sistemli biçimde arşivleyen toplumsal hafızaya devreden yaklaşımıyla, klasik müfredat anlayışının sınırlarını aşan bir eğitim modeli olarak tanımlanabilir. Bu model, yalnızca sanatsal ürünün değerlendirilmesinde değil; bireyin estetik, düşünsel ve eleştirel gelişimini bütüncül biçimde izlemeye ve devamlılığını desteklemeye odaklanır. Aynı
zamanda çok sesli kültürel perspektifleri içselleştirmiş, eleştirel duyarlılığı gelişmiş ve pedagojik sorumluluğunun farkında olan öğretmenler yetiştirmeyi amaçlayan dinamik bir öğrenme ekosistemi sunuyor.
ders BELGELİĞİ’aracılığıyla öğrenciler, geçmiş, şimdi ve gelecek arasında bağlantı kurmaya
çalışarak kendi tarihlerini oluşturmakta ve geçmişin deneyimlerini bugüne taşımaktadırlar. Yaşamın her alanını öğrenme olarak görmek; sınırlı mekân anlayışını reddetmek, doğaya “dokunmak” ve “dünyaya açık olmak” ilkelerinden yola çıkan ders BELGELİĞİ, Resim‑İş atölyesi öğrencileri ve mezunlarının merkezde yer aldığı; ancak diğer eğitim kurumlarından öğrencilerin de katılabildiği desen yarışmalarıyla, sergiler aracılığıyla anaokulundan‑liseye doğru evrenini genişleten bir yapıya sahip.
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi
Anabilim Dalı bünyesinde yer alan ders Belgeliği, 30 yıldır sürdürdüğü sanat eğitimi yaklaşımını görünür kılan ‘Korunak 4, 30. yıla Hazırlık’ sergisiyle Galeri Beylikdüzü’nde tarihsel belleğini izleyenlerle paylaşıyor. 80 sanatçının 108 eserinden oluşan sergi, her türü teknik, üslup ve sanat yapma biçimi zenginliğiyle etrafına görsel bir şölen neşesi saçıyor.
Öğrenci-mezunların gönüllü emeğiyle sürdürülen ders Belgeliği; resim-desen atölyesi merkezli yapısıyla süreci “Belge”ye dönüştürerek hafıza üreten; sanatı doğa, felsefe, müzik ve estetikle şenlendiren, etrafına düşünsel bir ışık halesi yayan, kuşakları üretim coşkusunda buluşturan canlı bir kültür iklimi yaratıyor.
ders Belgeliği, tarihsel belleğin görsel ve kültürel kodlarını paylaşmanın yanında çok sesli bir bütünlük sunmayı da amaçlıyor. Her biri kendi tecrübe farkındalıklarını yansıtan öğrenciler, ders belgeliği çatısı altında kolektif bilincin, eğitimsel serüvenin ve en önemlisi de anlamlı bir üretkenliğin tarihsel kaydına eşlik ediyor. Bu sergiyle izleyiciler ders BELGELİĞİ’nin temas ettiği alanların ve kazanımların içerdiği görsel zenginliğin geçmişten bugüne izini sürme fırsatını buluyorlar. Çalışmanın yapılanma sürecinde, öğrencinin düşünceleri ve katkıları bulunuyor. ders BELGELİĞİ, kendi içinde BELGELİK Ağaçları, Müzik BELGELİĞİ, Felsefe BELGELİĞİ, Görüntü BELGELİĞİ, Gezi Kolu, TARİH Kolu, Dil BELGELİĞİ, Sanat Psikolojisi gibi farklı kollara ayrılıyor. BELGELİK Ağaçları, tohum toplayıp, fidanlar yetiştirerek çevreye duyarlılığı arttıran çalışmalar yapıyor. Müzik BELGELİĞİ, müzik ile resim ilişkisini araştırıyor ve müzik denemeleri yapıyor. Felsefe BELGELİĞİ, sanat ve felsefe üzerine çalışmalar yürütüyor. Her kol, kendi alanın resimle olan ilişkisini araştırarak, sanat eğitimini desteklemeyi amaçlıyor. Son olarak Görüntü BELGELİĞİ atölyede yapılan tüm çalışmaların kaydını tutuyor. Eğitimle ilgili video ve ses kaydı yapıyor, bunları dijital ortama aktarıyor ve arşivliyor ve kamuyla paylaşıyor.
GÜNLEME, ders BELGELİĞİ öğrencilerinin, 2003 yılında çıkarttıkları dergi ve 2017 yılında
açılan internet sitesini kapsamaktadır. Buna ‘KUNDUZ’ ve ‘dB Radyo’nun da
eklenmesiyle, yayın çeşitliliğini artırarak sosyal medya hesapları aracılığıyla her geçen
gün genişleyen bir etkileşim ve katılım ağı oluşturmaktadır. ders BELGELİĞİ dergisinin içeriği
2018 yılından itibaren ‘sanat‑felsefe‑doğa‑eğitim’ ekseninde söyleşilerle genişletilmiştir. 2018’de
yayımlanan 13. sayıdan sonra ara verilen pandeminin üretim‑paylaşım ortamlarını etkilediği; 14.
sayının “yedi yıl gibi uzun bir aradan sonra” yayımlandığı ve felsefe ağırlıklı kurgulandığı
görülmektedir.

Program kapsamında sergiler, desen ve resim yarışmaları, süreli yayın/dergi çalışmaları ile
sistemli belgeleme-arşivleme faaliyetleri yer alıyor. Yarışmalar, Ders Belgeliği’nin “Eleştirel Alan”ı
görünür kılan temel mekanizmalarından biri. 2005 yılından bu yana sürdürülen desen yarışması
ve 2012’den itibaren düzenlenen resim yarışması, sürekliliği ve kurumsal hafızayı besleyen bir
gelenek oluşturuyor. Etkinliklerde maddi ödül yerine el emeği armağanlar ve Belgelik Ağaçları’nın yetiştirdiği fidanlar gibi simgesel ödüllerin tercih edilmesi; yarışmayı maddi kazanım üzerinden tanımlayan rekabetçi anlayıştan kopuşu göstermektedir. Rekabetçi hiyerarşiler üretmek yerine paylaşmayı ve öğrenme odaklı karşılaşma alanı oluşturmayı amaçlayan pedagojik yaklaşımıyla ders BELGELİĞİ’ farkını ortaya koyuyor. ders BELGELİ’nin bu yaklaşımı, üretim etiğini, emeğin içsel değerini ve kolektif aidiyet duygusunu önceleyen; paylaşımı kazancın önüne koyan ve sanatsal üretimi topluluk temelli bir kültürel deneyim olarak konumlandıran alternatif bir değer sistemine işaret etmektedir.
‘ders BELGELİĞİ’ ne kendi içine kapalı bir yapı ne de ulusal sınırlarla yetinen bir yapı. 2016’da Çekya’da Jan Evangelista Purkyne University bünyesinde ilk yurtdışı sergi; 2018’deyse Tayvan’daki Taipei National University of the Arts öğrencileriyle ortak sergi düzenlemesi, dünyaya açılma yöneliminin pratik karşılıkları olarak okunabilir. Büyük ölçekli proje fikri olarak Erzincan Belgeliği Müzesi heyecan uyandırmaktadır. Selika köyünde 60 dönüm alanda arboretum, atölyeler, enstitüler ve burs imkânı gibi unsurları içeren bir proje tasarımı koşullar olgunlaştığında hayata geçmeyi beklemektedir. Toplumsal‑çevresel etkiyi en iyi anlatan Belgelik Ağaçları’dır. Fidanların farklı illere taşınması ve 2004 yılında mezun bir öğrencinin Eastchester’da Leylak Ağacı dikmesi mezunlarla çoğalan bir “yaşayan arşiv” fikrini gösteriyor.  Arboretum çok çeşitli ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, bu amaçla özel olarak hazırlanmış botanik bahçesidir.

İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı’nın her yıl düzenlemekte olduğu ‘Eğitim Uygulamaları Ödülü’,
2025 yılında Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı içinde yer alan ‘ders BELGELİĞİ Atölyesi’ne verildi. 10 Nisan 2025 tarihinde ilan edilen ödül, İsmail Hakkı Tonguç’un ölüm yıl dönümü olan 23 Haziran tarihinde takdim edildi. “Ödül töreni öncesinde Günay Güner, yaptığı açılış konuşmasıyla, ‘ders Belgeliği’ oluşumunun İsmail Hakkı Tonguç Vakfı’yla arasındaki benzerlikleri şu sözlerle dile getirmiştir: ‘Gönderilen projeler içerisinde, adayları değerlendirirken ders BELGELİĞİ’nin, vakfımızla olan benzerliklerini fark ettik. Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte düşünsel alışveriş yaptığımız bu süreçte, ‘ders BELGELİĞİ’ oluşumunun, beklentilerimize daha yoğun yanıt veren bir çalışma ve çaba olduğunu gözlemledik. Bu sebeple, yönetim kurulu üyelerinin oy birliğiyle bu yıl vakfımızın ödülünü ‘ders BELGELİĞİ’ öğrencilerine sunmayı uygun gördük.’ Basın haberlerinde ödül takdim günü öncesinde Anıtkabir ziyareti yapıldığı, ardından Cebeci Mezarlığı’nda İsmail Hakkı Tonguç Anma Töreni’ne katılım sağlandığı bilgisi yer almaktadır. Bu ayrıntı, Ders Belgeliği’nin kendisini yalnızca “Sanat”la değil, eğitim tarihinin hafızasıyla da ilişkilendirdiğini gösteren önemli bir anekdot olarak değerlendirilmelidir. Jürinin önceki yılların ödüllü öğrenci ve mezunlarından oluşması, öğrenme sürecini yalnızca dikey (öğretmenden öğrenciye) bir aktarım modeliyle sınırlamıyor; yatay ve
kuşaklar arası bir bilgi dolaşımını mümkün kılıyor. Bu yapı, deneyim kazanmış bireylerin yalnızca değerlendiren konumunda değil, aynı zamanda pedagojik sürekliliğin taşıyıcısı olarak sürece katılmalarını sağlıyor. Böylece eleştiri, dışsal ve anonim bir otorite tarafından yapılan bir yargı olmaktan çıkıyor; aynı üretim sürecinden geçmiş, benzer pedagojik iklimi deneyimlemiş özneler tarafından gerçekleştirilen bir rehberlik pratiğine dönüşüyor. Bu durum hem değerlendirmenin bağlamsal derinliğini artırıyor hem de genç
katılımcılar için erişilebilir ve somut bir gelişim modeli sunuyor. Ayrıca bu anlayış, kurumsal hafızanın yalnızca arşiv belgeleriyle değil, deneyim taşıyıcıları aracılığıyla da aktarıldığını gösteriyor. Mezunların jüri olarak sürece dahil edilmesi, ders Belgeliği’nin kapalı bir dönemsel eğitim yapısı olmadığını, kendi içinden
yetişen öznelerle kendini yenileyen, süreklilik üreten ve pedagojik döngüsünü canlı tutan
bir ekosistem olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla jüri yapısı, yalnızca bir değerlendirme mekanizması değil; kuşaklar arası öğrenme, eleştirel kültürün kurumsallaşması ve kolektif aidiyet bilincinin pekişmesi açısından yapısal bir pedagojik araç işlevi görüyor.

 

Doç.Dr. Lütfiye BOZDAĞ

 

Yazar

Hatice Bayram

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme by Compete Themes.