24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Fikirtepe Yerleşkesi’nde açılan Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı sergisi, sadece tuvallerin buluştuğu bir alan değil; Türkiye’nin sanat eğitimi tarihinin canlı bir müzesine dönüştü. Kürsüden yükselen sesler, atölyelerin soğuk betonundan, sürgünlerin tozlu yollarından ve sanatın iyileştirici gücünden süzülüp geldi.
“Fikri Hür, Vicdanı Hür” Bir Başlangıç
Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatma Evren Daşdağ, açılış konuşmasında 24 Kasım’ın simgesel derinliğini hatırlatarak başladı söze. Fikirtepe’nin sadece bir coğrafi bölge değil, bir “sanat ve eğitim kalesi” olduğunu vurgulayan Daşdağ, Başöğretmen Atatürk’ün “Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözünü sadece bir duvar yazısı değil, bir yaşam biçimi olarak tanımladı. Sergi, bir kutlamanın ötesinde, genç nesillerin sanatla iç içe büyümesi için atılan kararlı bir adımdı.

“Üniversite Kışla Değildir”: Zeki Kuşoğlu’nun Akademik Direnişi
Okulun duayen isimlerinden Prof. Dr. Zeki Kuşoğlu, konuşmasında üniversite kavramının günümüzdeki dönüşümüne dair sarsıcı uyarılarda bulundu. “Üniversiteler kışla olmamalı; kütüphanesiyle, galerisiyle, müzesiyle şehrin atan kalbi olmalı” diyen Kuşoğlu, mekanın kimliği üzerine kurduğu bu sert ama haklı eleştiriyi, Marmara Güzel Sanatlar’ın endüstriyel odağı ile kendi kurumlarının “sanatçı-öğretmen” yetiştirme misyonu arasındaki ince farkla perçinledi. Kuşoğlu’na göre; “kitapsız hoca olmazdı” ve hatıraların kağıda dökülmediği bir hafıza, yok olmaya mahkumdu.

Atölye Kurucularından Bir Dünya Mirası: Süleyman Saim Tekcan
Kurumun dördüncü hocası olarak göreve başlayan efsanevi isim Süleyman Saim Tekcan, okulun fiziksel inşasından bugüne uzanan süreci bir mimari destan gibi anlattı. Şinasi Barutçu’nun teklifiyle başlayan bu yolculukta; dünyanın dört bir yanındaki sanat fakültelerini gezen ancak Fikirtepe’deki atölye düzeninin (taş, metal, ahşap) eşsizliğini vurgulayan Tekcan, “Burası Gazi Terbiye’de bile olmayan bir mükemmellikte kuruldu” diyerek kurumun mimari mirasına sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi.

“Bombaların Gölgesinde Sanat Aşkı”: Tülin Onat’ın Anıları
Prof. Dr. Tülin Onat, konuşmasında sanat eğitiminin ne kadar zorlu bedellerle bugüne taşındığını hatırlattı. Türkiye’nin en karanlık dönemlerinde, “günaydın” dediği arkadaşının bir saat sonra kaybına tanık olduğu o trajik günlerde bile okuldan vazgeçmeyen Onat, babasının “maddi karşılık sağlığının ve onurunun önüne geçmesin” öğüdünü bir hayat felsefesi yapmıştı. Onat’a göre öğretmenlik, “sanatın da üstünde, su gibi aziz bir şeydi.” Dünya çapında başarılar kazanmış bir sanatçı olsa da, onun için en büyük ödül “büyük atamızı yetiştirecek nesilleri” hazırlamaktı.

Tunceli’nin Yalın Ayaklı Çocuğundan Kabataş Erkek Lisesi’ne: Musto’nun
Hikayesi
Günün belki de en duygu yüklü hikayesi emekli öğretmen Mustafa Bey’den geldi. 10 yaşına kadar Türkçe bilmeyen, Tunceli’nin Zalaca köyünde yalın ayak su taşıyan bir çocuğun hayatı, idealist bir öğretmenle (Senay Metin) tanışınca nasıl değişebilirdi? İşte bu mucizenin canlı örneği olan Mustafa Bey, Yalova’dan İstanbul’a, sürgünlerden büyük başarılara uzanan hayatını “idealist öğretmenlik” zırhıyla korumuştu. Onun sahneye koyduğu “Çanakkale Geçilmez” piyesi komutanlardan alkış alırken, siyasi rüzgarlar onu sürgünlere savursa da o, Kabataş Erkek Lisesi’nde binlerce öğrenciye ışık olmaya devam etti.

Bir Heykeltıraşın Silifke Gözlemleri: Prof. Dr. Berika İpekbayrak
Mersin GSF’nin kurucu hocalarından Prof. Berika İpekbayrak, heykelin halkla kurduğu o muazzam köprüden bahsetti. Silifke’de bir “Kedi Rüyası” heykeli yaparken kendisini izleyen köylü kadınların ve “Yapamazsın zannetmiştim” diyen çocukların hayranlığı, sanatın halk nezdindeki meşruiyetini kanıtlıyordu. İpekbayrak, sanatın müze duvarları arasına sıkışmaması gerektiğini, çocukların üzerine tırmanabileceği, dokunabileceği “yaşayan heykellerin” toplumsal dönüşümün anahtarı olduğunu vurguladı.

Kastamonu’dan İstanbul’a Bir Tarih: Yusuf Özel
Günün en kıymetli tanıklıklarından biri, emekli resim öğretmeni Yusuf Özel’den geldi. Eğitim tarihimizin tozlu sayfalarını aralayan Özel, Kastamonu Gölköy Enstitüsü’nde okurken İstanbul’da bir resim bölümü açılacağını duymasıyla başlayan serüvenini anlattı. Yüksek Öğretmen Okulu, Eğitim Enstitüsü ve İlk Öğretmen Okulu’nun tek çatı altında birleştiği o tarihi döneme ışık tutan Özel, okulun Fikirtepe’ye taşınma sürecindeki duygusal bağını paylaştı. Gençlere verdiği mesaj ise günün en güçlü çağrısıydı: “Kaçmak çözüm değil; bulunduğunuz yerde kök salın, taş üstüne taş koyun.” Ülkenin zor zamanlarında bile öğretmenliğin bir aidiyet meselesi olduğunu vurgulayan Özel, siyasetin ötesinde bir sanat idealizmini savundu.

“Bilimin Işığında Çok Yönlü Eğitim”: Selim Güler ve Prof. Dr. Melih Görgün
Emekli Öğretmen Selim Güler, Resim-İş ekolünün en büyük gücünün “çok yönlülük” olduğunu belirtti. Bir eğitimcinin aynı anda mozaikten ahşaba, resimden heykele kadar her alanda donanımlı olmasının önemine değinirken, bilimin ışığında verilmeyen hiçbir eğitimin topluma fayda sağlamayacağını hatırlattı. Melih Görgün ise “Emek vermeden yemek yok” diyerek, okulun ilk asistanlarından biri olarak 30 hocanın eğitimine nasıl katalizörlük ettiğini anlattı. Genç sanatçı adaylarına seslenen Görgün, ” Emekli Öğretmen Yusuf Özel’in çağrısını tasdikleyerek, Türk insanının ve sanatçısının zekasına duyduğu sarsılmaz inancı paylaştı.

Kendi Notum: Bir Mirası Yaşatmak
Bu sergi ve mülakatlar serisi, Fakülte Başkanı Şehnaz Yalçın’ın da belirttiği gibi, sadece bir “buluşma” değil; bir başlangıç noktası. Fikirtepe’nin ruhu; Süleyman Bey’in kuruculuğunda, Tülin Hanım’ın direnişinde, Berika Hanım’ın taşında ve Mustafa Bey’in ideallerinde yaşıyor. Mezunlar ve geleceğin öğretmen adayları, bu dev çınarların gölgesinde ama onların açtığı “fikri hür” yolda yürümeye devam edecek.

Marmara Resim-İş, sadece bir bölüm değil; Türkiye’nin yüz akı, sanatın kalbidir.
YAZAR: DORUK UMUT (Resim-İş Eğitimi Bölümü, 2026-2027 dönemi Doktora Öğrencisi)
Yazar

Son Yazıları
Eğitim22 Şubat 2026FİKİRTEPE’NİN HAFIZA DURAKLARI: Bir Sanatçı-Öğretmen Destanı
Eğitim8 Aralık 2025Panel: Sanat Okulunda Alternatif Sesler “ders BELGELİĞİ”
Eğitim28 Eylül 2025ders BELGELİĞİ mezunu, Sanatçı Ahmet Doksanoğlu’nun “Oluşsal Belirim” isimli kişisel sergisi izleyicisiyle buluştu!
Doğa8 Temmuz 20252025 yılı ders BELGELİĞİ Yarışmaları Ödül Töreni Gerçekleşti!















İlk yorum yapan siz olun