Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı‘nın yaklaşık altmış yıldır Göztepe / Fikirtepe Yerleşkesi’nde gelişen eğitim ortamının başka bir yerleşkeye taşınması gündemdedir.
Bu konu yalnızca bir yer değişikliği değildir.
1968 yılından bu yana aynı yerleşkede gelişen Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı; binlerce resim öğretmeni, sanatçı, akademisyen ve araştırmacının yetiştiği, Türkiye’nin uygulamalı sanat eğitimi alanındaki en köklü kurumsal birikimlerinden biridir. Bugün varlığını sürdüren atölyeler, sergi alanları, ortak üretim mekânları, araştırma ortamları ve akademik kültür; uzun yıllar boyunca oluşmuş bütüncül bir eğitim modelinin ayrılmaz parçalarıdır.
Sanat eğitimi yalnızca dersliklerde verilen teorik bilgilerden oluşmaz. Üretim, eleştiri, araştırma, sergileme, ortak çalışma ve kuşaklar arası bilgi aktarımı; birbirini besleyen aynı akademik ekosistem içinde gerçekleşir. Bu nedenle uygulamalı sanat eğitiminin niteliği, yalnızca bina büyüklüğüyle değil, bu ilişkileri kurabilen mekânsal bütünlükle belirlenir.
Uluslararası ölçekte kabul gören planlama ve tasarım yaklaşımları; eğitim yapılarının, onları kullanan akademisyenlerin, öğrencilerin ve diğer paydaşların katılımıyla planlanmasını temel ilke olarak benimsemektedir. Kullanıcı deneyimi ve pedagojik gereksinimler belirlenmeden, mevcut yapıların sonradan eğitim ihtiyaçlarına uyarlanmaya çalışılması; çağdaş planlama anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Bu yaklaşım, özellikle stüdyo temelli sanat ve tasarım eğitiminde eğitim kalitesini doğrudan etkileyen temel bir konudur.
Bu nedenle Marmara Üniversitesi Rektörlüğü ile Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanlığı’na aşağıdaki soruları yöneltiyoruz:
-
Yaklaşık altmış yıllık bu sanat eğitimi ortamının geleceği planlanırken Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı öğretim elemanlarının görüşleri kurumsal ve sistematik biçimde alındı mı?
- Bu kurumsal hafızayı oluşturan emekli öğretim üyeleri, mezunlar ve öğrenciler planlama sürecine hangi aşamada dâhil edildi?
- Yeni yerleşkeye ilişkin mimari program hazırlanırken uygulamalı sanat eğitiminin pedagojik ve mekânsal gereklilikleri bilimsel ölçütlerle değerlendirildi mi?
-
Hazırlanan planlama, mevcut akademik kapasiteyi eksiksiz koruyacak ve geliştirecek biçimde tasarlandı mı?
Bu sorular herhangi bir polemik amacı taşımamaktadır. Bunlar, uygulamalı sanat eğitiminin geleceği açısından cevaplanması gereken temel akademik sorulardır.
Bizim talebimiz belirli bir binanın korunması değildir.
Talebimiz; Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı’nın yaklaşık altmış yılda oluşmuş eğitim modelinin, akademik kapasitesinin, mekânsal bütünlüğünün ve kurumsal hafızasının korunmasıdır.
Eğer yeni bir yerleşke planlanıyorsa, amaç mevcut eğitim modelini eksiltmek değil; onu bütün bileşenleriyle koruyarak daha ileriye taşımak olmalıdır. Bunun yolu ise önceden belirlenmiş mekânlara eğitim modelini uyarlamak değil; eğitim modelini esas alan, öğretim elemanlarının, öğrencilerin, mezunların, emekli akademisyenlerin ve ilgili uzmanların katıldığı şeffaf ve katılımcı bir planlama sürecidir.
Çünkü bir üniversitenin gerçek gücü, sahip olduğu binalarda değil; o binalar içinde kuşaklar boyunca üretilen bilgi, kültür ve akademik gelenektedir. Korunması gereken de tam olarak budur.

ders BELGELİĞİ, 2026
_____________________
Yazar

-
kunduz is. zool. Kemirgenlerden, su kıyılarında yaşayan,
ev gibi kat kat güzel yuvalar ve su setleri kuran, becerikli,
derisi değerli bir hayvan (castor). T.D.K. 1959








İlk yorum yapan siz olun